Bursa'nın kiraz ve çileği ile ünlü Keles ilçesine 4 km uzaklıkta bulunan Osmanlı döneminde insanların at koşturduğu yeşilliklerle kaplı Kocayayla, gelenleri büyülüyor. Ormanın içinde bulunan yayla, havaların ısınmasıyla birlikte ziyaretçi akınına uğramaya başladı.
Yayla civarındaki ahşap masalarda piknik yapanlar çam ağaçları, kuş cıvıltısı ve ormandan gelen temiz hava ile unutulmaz saatler yaşıyor.
Etrafı karaçam ağaçlarıyla örtülü olan yaylada yer yer çam, meşe, gürgen, alıç, kavak ve erik ağaçları da bulunuyor. Yaklaşık 400.000 m2'lik açık çayır ve mera alanına sahip olan Kocayayla, Türkiye'nin de en büyük yaylalarından biri olarak biliniyor.
1250 metre rakıma sahip olan yayla bol oksijenli temiz havası ile kalp, verem, akciğer, astım, anemi ve benzeri hastalıklar için tavsiye edilen nitelikler taşımaktadır. Özellikle hafta sonu tatillerinde şehrin gürültülü havasından bunalan insanların tercih ettiği yayla, Gediksiret mevkiindeki belediyeye ait araziye, yap-işlet-devret modeliyle yapılan ağaç evlerle Bursa'nın merkeze 56 kilometre mesafedeki Keles ilçesi, Keles Deresi vadisinde kurulu. Uludağ-Eğriöz Dağları arasındaki Kocayayla, yapılacak çalışmalarla turizme kazandırılmış olacak.
YAYLA ŞENLİĞE HAZIRLANIYOR

Kocayayla tarihi özelliğinin yanında 1250 metre rakımda Bursa ve Türkiye'de eşi bulunmaz bir mekanlardan birisi arasında gösteriliyor. Osmanlı'ya kuruluşunda ev sahipliği yapmış bu bölge Bursa, İnegöl ve Atranos (Orhaneli)'tan önce Osmanlıların hakimiyetine girmiş, Bizans'a ait bu üç tekfurluğun ortasında ve oldukça stratejik bir konumda bulunduğu için buraların fethi sırasında üs olarak kullanılmıştır. Osmanlıların kuruluş dönemlerinde civardaki Yörük aşiretleri tarafından Domaniç yaylarıyla birlikte yaylak olarak istifade edilmiş, ayrıca saray atları için nitelikli bir otlakiye vazifesi görmüştür.
Bir rivayete göre Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin oğlu Orhan Gazi ile Nilüfer Hatun'un düğünleri de bu yaylada yapılmıştır. Konar-göçer Yörük aşiretleri her yıl yaz başlangıcında hayvanlarını otlatmak üzere yaylalara çıkmadan önce yazı karşılamak ve yaz mevsiminin gelişini kutlamak amacıyla burada toplanır ve şenlikler düzenler, çevredeki dede yatırırlarının başında "hayır" yaparlarmış. Zira Yörükler için yaz, bir yayla mevsimi ve yörüğü yörük yapan unsurları icra edebilme mevsimidir.

Yazın gelişi Yörük için en önemli bayramdır. Bu nedenle Orta Asya'dan beri yazın müjdecisi olan hıdrellezde tüm Yörükler bir araya gelip kurbanlar keser, dualar eder, yemekler yer, oyunlar sergiler, at koşturur, cirit oynar, gençler güreş tutar, ozanlar atışır hülasa topluca bayram yaparlarmış. Aynı zamanda bilge ve ulu kişilerin mezarlarının ziyaret edildiği, "toy" adı da verilen bu şölenler Şamanist gelenekleri içeren umumi bir kurban ziyafeti şeklinde gerçekleşir, katılan tüm Türk boylarına kurbandan birer parça verilirmiş. Ayrıca; artık yaylalara çıkılacağı için insanlar 5 -6 ay gibi uzun bir süre birbirini göremeyeceklerinden bu şölenler bir nevi "helalleşme" işlevi de görürmüş.
Osmanlı'nın Söğüt ve Domaniç dolaylarını yeni yeni yurt tuttuğu sıralarda dönemin yaylağı ve gazi atlarının otlağı olan Kocayayla da bu şölenlerin yapıldığı önemli yerlerden ve geleneksel halk edebiyatının ilk merkezlerinden biri haline gelmiş, yüzyıllar boyunca ozan/baksı geleneğinin süregeldiği bir yer olmuştur. Eski Türk geleneklerini sürdüren, kopuz çalıp şiir söyleyen ozanlar uzun yıllar Kocayayla şölenlerinde buluşarak atışmışlardır. Halen civarda yatırları bulunan ve kendilerine "dede" denilen kişilerin bu ozan/baksı geleneğinin kalıntıları olmasına muhtemel olarak bakılıyor.

Bu şölenleri yaşatmak amacıyla; bir yaylalar diyarı olan Keles' in Kocayayla'sında da halen her yıl Haziran ayında "Geleneksel Keles Kocayayla Şöleni" düzenlenmektedir. Şenlikler Osmanlıların son dönemlerine kadar yaşatılmış, ancak Kurtuluş Savaşı yıllarında ara verilmiş daha sonra 1966 yılında tekrar canlandırılmıştır. Bu şölende yağlı güreş müsabakaları, kiraz ve çilek teşvik yarışmaları, halkoyunları gösterileri yapılmakta ve çeşitli sanatçılar konser vermekte. İlçedeki muhtelif dernek ve kuruluşlar yararına tertip edilen Kocayayla Şöleni'nde Osmanlı Yörükleri'nin 700 yıllık geleneği olan kağnıyla gelin alma töreniyle başlayan şenlikler renkli görüntülere sahne oluyor.