Hayme Ana, cefakar, fedakar Türk anasının en büyük timsalidir. Onun tarih içinde gördüğü fonksiyon pek az anneye nasip olmuştur. Hayme Ana Kutlu Kayı boyunun lideri .
Bilgi
su an sitede, 6 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.
ÇUKURCA'NIN MANEVİ ÇINARI SELİM ATA
Osmanlı Devleti’nin Domaniç’te kuruluşunda kaynağı Orta Asya’dan yani Hoca Ahmet Yesevi sufiliğine dayanan kadronun etkisi büyüktür. Yesevi tarikatının temsilcileri olan Abdallar, Dervişler, Ahiler ve Alperenler Osmanlı’nın temelinde sufiliğin ilkelerine yer vermişlerdir. Osmanlı Devleti’nin kuruluş aşamasında Domaniç’te önemli hizmetleri yüklenmiş olan Selim Ata, Yesevi tarikatının Karaca Ahmet koluna mensup bir Horasan erenidir.
Bilindiği gibi Karaca Ahmet, önceleri Kütahya-Manisa-Aydın-Afyon havalisinde bulunmuş daha sonra İstanbul-Üsküdar’a yerleşmiştir. Tassavvufi çizgide ömrünü idame ettirmiş ve 1335’lerde vefat etmiş bir Hak dostudur Büyük mana insanı hakikat eri olan Selim Ata, bir rivayete göre Karaca Ahmet hazretlerinin dergahında bulunmuştur.Selim Ata, Domaniç’i dinin aydınlatıcı tayfı ile tenvir etmiş, insanların hak ve hakikate yönelmeleri için mücadele vermiş kutsi bir insandır.
Selim Ata’nın bir kerameti ile ilgi olay
Osmanlı imparatorluğunun temelini atan en önemli olaylardan birisi de, tam yaz ortası ağustos 1389 yılında, padişah 1.Murat komutasında Cihad-ı Ekber için 1.Kosova savaşına gitmek üzere yola koyulan Osmanlı ordusunun yaşadıklarıdır. .Askerlerin atlarıyla bir kuşluk vakti, yöremize bağlı Çukurca ve Muratlı köyü (Bulamur) arasında ardıç,meşe ve çam ağaçlarının bulunduğu ormanlık ve mis kokulu çiçekleri bulunan arazide istirahat etmeleri gerekmektedir.
Burası köylere uzaktır ama bu orduyu Selim Ata (Dede) isminde bir yaşlı zat karşılar.Bu ziyareti aklından dahi geçiremeyen hatta gördüklerini rüya zanneden Allah dostu sanki dünyalar kendisininmiş gibi sevinir.Harmanda ekinini çuvallara doldurmak hazırlığındadır.Beslemekte olduğu birkaç da koyunu bulunmaktadır.Derhal ordunun istirahat etmesi için ne gerekiyorsa yapar.
Zira askerler çok yorgun ve acıkmışlardır.Atların yemleri ise yok denecek kadar az miktardadır.Selim dede Osmanlı padişahı 1.Murat Han’a “Sen müsaade buyur,ben bütün orduna yemek ziyafeti vereyim ve atlarının yemlerini temin edeyim” der.Padişah 1.Murat Han buna çok şaşırır.Çünkü Selim Ata’nın birkaç koyunu ve birkaç yığın ekininden başka hiç bir şeyi yoktur.Askerler ile yemekler hazırlanır,yemeğe oturulur.
Bir de ne görsünler yemekler tükenmediği gibi bir de artmaktadır.Atların ise harmanda tınaz halinde bulunan ekinleri yedikçe çoğalmasını büyük hayretle izlemektedirler.Padişah 1. Murat ve diğer komutanlar bu gördüklerine inanamazlar.Namazlar kılınır,dualarla niyazda bulunulur.Bu yüce zatın kerametini hemen fark etmişlerdir.Akşam üzeri gün batmak üzereyken ordunun buradan ayrılması gerekmektedir.Selim Ata bu ayrılma karşısında üzgündür.
Yolculuk esnasında orduya birkaç gün yetecek erzak ve atlara yem doldurur, buruk bir veda ile ayrılık başlar.Ordunun hareketinden önce bu Allah dostunun kim olduğunu tanımak isterler.Selim Ata ise yöre halkından günlük nafakasını ancak temin edebilen bir kimse olduğunu söyler,ve sözlerine şöyle devam eder. “Eğer cihat sırasında Haçlı ordusu karşısında herhangi bir güçlükle karşılaşacak olursanız (Medet Ya Selim Ata ! )deyin” der.Fetih suresi okunduktan sonra ordunun yolculuğu başlar.
Günlerce süren uzun bir yolculuktan sonra,Osmanlı ordusu Kosova’ya dayanır.Haçlı ordusu ile amansız bir savaş başlar.1.Murat’ın askerleri canla başla düşman ordusu üzerine saldırırlar.Haçlı ordusu diğer Avrupa ülkelerinden çağırdığı takviye kuvvetleriyle Osmanlı ordusunu muhasaraya almak ister.Ordu ne de olsa yol uzaklığından dolayı yorgun düşmüştür.Bunu fırsat bilen Haçlılar zafer çığlıkları atarak Osmanlı ordusunu yok etmek için saldırı da bulunmuşlardır.Osmanlı ordusu çembere alınıp imha edilme planı içerisindedir.
Günlerce önce Domaniç civarındaki Çukurca –Muratlı (Bulamur)köyü civarında kendilerini ağırlayan Allah dostu Selim Ata’yı hatırlarlar,fakat ismini çok kimse unutmuştur.Askerlerden birisi nihayet Selim Ata ismini hatırlar.Bu mübarek zattan istimdatta bulunulur.1.Murat han ordusunun başında dua ettikten sonra “Medet Ya Selim Ata!” diyerek Allah’a dilek ve niyazda bulunur.Hava oldukça sıcaktır,yağmurun yağması için hiçbir bulut da yoktur.Savaş var gücüyle devam eder daha sonra ufukta birkaç bulut belirir ve daha sonra yağmur yağmaya başlar.
Şiddetli gök gürültüleri ve görülmemiş sağanak yağmur ve daha sonra ceviz büyüklüğünde iri dolu taneleri sürekli olarak düşman cephesine yağmakta olup ,Osmanlı askerlerinin bulunduğu mıntıkaya ise o anda hiçbir yağmur damlası dahi düşmemektedir .O mübarek zatın kerameti bu anda tecelli etmektedir. karşısında Haçlı ordusu fazla dayanamaz.Birkaç saat önce zafer çığlıkları atarak savaşı kesin kazanmış gören Bizans kefereleri binlerce ölü bırakarak çareyi kaçmakta bulurlar.Bu büyük evliyanın yüzü suyu hürmetine Padişah 1.Murat’ın kumanda ettiği 1.Kosova savaşından zaferle çıkılır.
Çukurca-Muratlı (Bulamur) Köyü arasındaki ormanlık mevkide yatmakta olan ve kerametiyle bilinen Selim Ata’nın taştan yapılmış olan türbesi, yerli ve yabancı birçok ziyaretçiler ile dolup taşmaktadır.Hastalıktan şifa bulmak,çocuksuz kadınların çocuk sahibi olmaları,ev ve araç sahibi olmak,kazançlı iş sahibi olmak niyetinde olanların ziyaretgahı olmuştur.Cenab-ı Allah cümlemizi himmet ve şefaatinden mahrum eylemesin.Amin!
Ali Yıldırım (Domaniç Malumat Gazetesi / Yayın tarihi: 15.07.2005/sayfa:2)